Omicron ile maske kuralları da değişti! İşte 7 soru 7 cevap

Omicron ile maske kuralları da değişti! İşte 7 soru 7 cevap

Korona virüsünün ‘endişe verici’ kategorisine alınan Omicron varyantının, orijinal virüse ve Delta varyantına kıyasla daha hızlı yayıldığı pek çok uzman tarafından söyleniyor. Hong Kong Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan araştırmada Omicron varyantının Delta’ya göre 70 kat daha hızlı bulaştığı sonucu ortaya çıktı.

OMİCRON ARTIK ‘SÜPER BULAŞICI VARYANT’ OLARAK ADLANDIRILIYOR

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum Hacettepe Üniversitesi Aşı Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sezer Okay, Omicron’un artık ‘süper bulaşıcı varyant’ olarak adlandırıldığını söyledi ve şu bilgileri paylaştı:

Omicron diğer varyantlara göre hızlı yayılınca pek çok uzman artık maske ve mesafe kuralları için eski bilgilerin rafa kalkması gerektiğini savunuyor. En son ABD’li bilim insanı Dr. Jonathan Reiner, kısa süreli karşılaşma ya da maskeyi bir an indirmenin bile virüse yakalanmaya neden olabileceğini söyledi. Dr. Reiner ayrıca 2 metre sosyal mesafe kuralı gibi daha önce uygulanan bazı kuralların artık geçerliliğini yitirdiğinin de altını çiziyor.

Durum böyle olunca cevaplanmayı bekleyen pek çok soru akla geliyor. Örneğin;

* Yeni varyanta karşı yeni kurallar neler olmalı?
* Omicron’a karşı hangi maske daha koruyucu?
* Kapalı ve açık alanlarda yeni varyanta karşı maske kullanımı nasıl olmalı?
* 2 metrelik sosyal mesafe kuralı geçerliliğini yitirdi mi?

Bunun gibi aklımdaki pek çok soruyu ABD’de Jackson Laboratuvarı Enstitüsü’nde baş araştırmacı olarak çalışan immünoloji uzmanı Prof. Dr. Derya Unutmaz, Prof. Dr. Alper Şener ve Doç. Dr. Sezer Okay’a yönelttim. Oldukça önemli bilgiler verdiler.

 

TEK TAKILAN CERRAHİ MASKELER YETERLİ DEĞİL!

1-) Cerrahi maskelerin süper bulaşıcı Omicron varyantına karşı koruyuculuğu ne durumda? 

Prof. Dr. Derya Unutmaz: Omicron’a karşı tek takılan cerrahi maskeler pek yeterli olmuyor. Eğer cerrahi maske kullanmak istiyorsak çift maske takmak gerekli. Çünkü Omicron’un bulaşması için burundan ve ağızdan girmesi yeterli oluyor. Cerrahi maskeler virüsün yüzde 90’ını bile durdursa geri kalan yüzde 10 bulaş için yeterli.

Bu nedenle tek cerrahi maske yeterli değil. Özellikle virüs yoğunluğunun çok olduğu kapalı alanlar ve toplu taşımada tek maske sizi Omicron’dan korumaz. Bir de birçok kişi maskelerini burnundan aşağı doğru sarkıtıyor. Bu çok yanlış! Böyle yaparak kendinizi korumadığınız gibi başka insanlara da virüsü bulaştırabilirsiniz.

Prof. Dr. Alper Şener: Maskeler en önemli bariyer. Maske tipinin yanında özellikle sağlık kuruluşlarında yıllardır eksik olan ‘fit test / uygunluk testi’ yaygınlaştırılmalı. Her maske ebadı her yüz için uyumlu değil. Özellikle sağlık çalışanlarının çok az kısmı bunun önemini biliyor.

Örneğin enfekte olan sağlık çalışanlarına bakıyorsunuz, maske takıyor ama yüze uygun değil. Açık alan dolu. Maske yüze uygun olmalı ve tam kapamalı. Yoksa takmanın da bir anlamı yok. Omicron’a karşı maske dışında el hijyenine de salgının başlarında olduğu gibi yeniden çok dikkat etmek gerekiyor. Çünkü çok hızlı bulaş olduğu için kapalı ortamlarda elleri yıkamak ve dezenfekte etmek şart.

OMİCRON’A KARŞI N95 VE BENZERİ MASKELERİ KULLANMAK GEREKİYOR

2-) Salgının yeni varyantı Omicron’a karşı N95, N99 ya da KN95 tipi maskeleri mi kullanmak gerekiyor?

Prof. Dr. Alper Şener: Maske tiplerini geçirgenliğine göre sınıflıyoruz. N99 tipi maske havadaki partikülün yüzde 99’unu süzen ve engelleyen türde bir maske. N95 ise yüzde 95’ini süzen ve engelleyen.

Cerrahi maske ise üç katlı ve nonwoven yani dokusuz olmak şartıyla yüzde 70 önler. Bu farklar dışında doğru takılması ve yüze uygunluğu şarttır. Bu doğrultuda Omicron’a karşı N95 ve benzeri maskeleri kullanmak daha doğru.

Prof. Dr. Derya Unutmaz: Amerika’da bu durum artık çok önemli bir noktaya geldi. Hatta benim de bulunduğum Connecticut Eyaleti’nin valisi tüm okullara N95 ve KN95 beş tipi maskeler dağıttı. Omicron’a karşı bu tip maskelerin koruyuculuğu çok daha yüksek. İki kat cerrahi maske yerine bu tarz maskelerden birini kullanmak varyanta karşı sizi daha güçlü koruyacaktır.

 

BEZ MASKELERİN ARTIK HİÇBİR ETKİSİ YOK 

3-) Dünya genelinde sayısız kişi; kullanım rahatlığı, yıkanabilmesi ve göze hoş gözükmesi nedeniyle kumaş /bez maske kullanmaya devam ediyor. Kumaş maskelerin salgının yeni varyantı Omicron’a karşı koruyuculuğu nedir? 

Prof. Dr. Derya Unutmaz: Kumaş maskelerin artık hiçbir etkisi kalmadı. Zaten cerrahi maskelerden bile daha az koruyucu etkiye sahipler. Kumaş maskelerin tek etkisi sizden başkalarına virüsün yayılmasını bir miktar önlemiş oluyorsunuz ama size bulaşmasını önleyemiyorsunuz. Bu nedenle Omicron’a karşı kumaş maskelerinin kullanımını önermiyorum.

Prof. Dr. Alper Şener: Zaten kumaş maskenin süzme ve engelleme kapasitesi en iyi şartlarda yüzde 50’dir. Bunu arttırmak için üstüne veya altına cerrahi maske takmak gerekli. Artık iş öyle bir noktaya geldi ki maske de görsellik de önemseniyor. Cerrahi maske takıp üstüne bez maske takılabilir ama yine de N95 ve benzeri maskeleri kullanmak daha doğru.

 4-) Önceden açık havada etrafta kimse yokken maske takılmasa da olur deniyordu. Şimdi ise Omicron’un havada asılı kaldığı söyleniyor. Bu varyantın açık havada bulaşma riski var mı? Kapalı alan dışında açık alanlarda maske kullanımı nasıl olmalı?

Prof. Dr. Derya Unutmaz: Açık alanda sadece siz varsanız ve etrafınız kalabalık değilse maske takılmasa da olur. Omicron havada asılı kalıyor ama Delta varyantı da havada asılı kalıyordu. Burada önemli olan açık havadaki havanın kapalı alandaki havaya kıyasla çok tehlikeli olmaması…

Sonuçta açık havada Omicron havaya yayılacak ve yeterince virüsün size bulaşma olasılığı neredeyse hiç olmayacak. Fakat açık havada kalabalık bir ortamdaysanız maskeyi mutlaka takmak gerekiyor çünkü böyle bir ortamda bulaş riski daha da artacaktır. Kapalı alanlarda ise tek başınıza bile olsanız, eğer o alana başkaları girip çıkıyorsa örneğin asansör gibi mutlaka maskenizi takmanız gerekiyor.

2 METRELİK SOSYAL MESAFE YETERLİ Mİ?

5-) 2 metre sosyal mesafe kuralının da Omicron için yetersiz olduğu tartışmaları var. Omicron’a karşı 2 metre mesafe kuralı da güncellenmeli mi?

Doç. Dr. Sezer Okay: Hasta kişilerin yaydığı damlacıkların yoğunluğu, yakın mesafede daha fazladır ve bu nedenle fiziksel mesafe önemli olmaya devam ediyor. Ancak, çok sayıda insan yetersiz havalandırılan bir odayı paylaştığında maske kullanılmıyorsa 2 metrelik mesafe bile tek başına yeterli olmaz. Sosyal mesafeyi 3 metre bile yapsanız, insanlar yerinde sabit kalmadığı için dolaşım sırasında havada asılı kalan damlacıklara maruziyet olacaktır.

Bu nedenle, kapalı ve havalandırmanın yetersiz olduğu ortamlarda mutlaka maske takılması gerekli. Sosyal mesafeyi fazla tutmanın avantajı, kapalı ortamlardaki insan sayısını kısıtlayarak bulaştırıcı bir kişinin bulunma olasılığını ve virüsü bulaştırabilecekleri insan sayısını azaltması olabilir.

Açık havada ve iyi havalandırılan ortamlarda maske kullanımıyla birlikte 2 metre mesafe yeterli olacaktır ancak kapalı ortamlarda yetersiz havalandırma varsa 2 metre yeterli olmayabilir. Hatta maske kullanılmıyorsa ve ortamda hasta biri varsa enfekte olmamız kaçınılmaz diyebilirim.

Ontario Halk Sağlığı Kurumu tarafından Omicron varyantıyla ilgili yayınlanan bildiride hasta bir bireyin, 2 metreden daha az mesafede, bariyersiz ve kişisel koruyucu ekipmansız bir konuşma sırasında hastalığı bulaştırabileceği ifade edilmiş. Ancak, bu durumun birçok faktörlere bağlı olarak vaka-temas etkileşimine özgü olduğu da eklenmiş. Özellikle bulaşma için uygun koşullar varsa damlacıklar uzun mesafelere ilerleyebilir.

Büyük solunum damlacıkları kısa mesafelerde (2 metreden az), küçük damlacıklar ise daha uzun mesafelerde (2 metreden fazla) hastalığa neden olabilmekte. Bulaşma, virüsle kontamine olmuş ellerle mukoza zarlarının temasıyla da meydana gelebilir. Bu nedenle, el temizliği de önemli bir unsur.

Prof. Dr. Alper Şener: Aslında 2 metre yeterli olmalı ama bazı araştırmalar ya da modellemeler üzerinden çalışmalar yapıldığı için sosyal mesafeye dair 2 metre ya da üstü tartışmaları yapılıyor. Eğer 2 metreden daha uzağa taşınma kapasitesinde olan bir varyantla karşı karşıyaysak zaten bu varyant damlacık yolu ile bulaştan çıkmış demektir.

Hava yolu ile bulaşmaya başlamış demektir. O nedenle 2 metre ile ilgili bence daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. İlerleyen günlerde bununla ilgili daha güçlü sonuçlar paylaşılır. Ama birey kendini korumaya almak istiyor, bunu çok önemsiyorsa 2 metrenin üstünde kendisine bir mesafe yaratabilir. 

Omicron varyantının S proteininde 32’den fazla değişiklik olduğu, bunlardan 15’inin S proteinindeki reseptör bağlanma bölgesinde olduğu tespit edildi. Bu değişiklikler sonucu, Omicron varyantının orijinal virüse göre ACE2 reseptörüne 2 kat daha sıkı bağlandığı rapor edildi. Bu nedenle, Omicron varyantı hızlı bir şekilde yayılıyor.

KAPALI ALANLARDA HAVA TEMİZLEYİCİLER KULLANILMALI

6-) Maske ve mesafe dışında Omicron varyantına karşı başka hangi tedbirleri almak gerekiyor?

Doç. Dr. Sezer Okay: Öncelikli olarak herkesin tam doz aşılarını yaptırması gerekiyor. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına her zaman dikkat etmeliyiz ancak günlük yaşantımızda elimizde olmayan nedenlerden dolayı bu kuralların uygulanamadığı durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle, aşı bizi hastalığa karşı koruyan en önemli unsur.

Prof. Dr. Alper Şener: Aşı olmanın dışında kapalı alanda hava temizleyiciler kullanılabilir. Özellikle iş yerlerindeki odalar için karbondioksit sensörleri kullanılabilir. Havadaki kaliteyi ölçmek için bu çok önemli.

OMİCRON ÇOCUKLARA ÇOK DAHA ÇABUK BULAŞIYOR

7-) Omicron çocuklarda da hızlı bulaşıyor. Bu doğrultuda okullarda Omicron’a karşı özellikle sınıf içinde nasıl tedbirler almak gerekiyor?

Doç. Dr. Sezer Okay: Çocuklarda Omicron vakalarında artış olduğu yönünde bilgiler mevcut. ABD’de Aralık ayında Covid-19 nedeniyle hastanelere yatan çocuk sayısında yüzde 50 artış olduğu bildirildi. Okullarda maske, mesafe ve hijyen kurallarına çok sıkı riayet etmek gerekiyor.

Özellikle küçük yaştaki çocukların bu kuralları takip etmesi biraz zordur. Bu yüzden öğretmenlerin, maske kullanımı, sosyal mesafe ve el temizliği konusunda öğrencileri takip etmesi ve uyarması gerekiyor. Maskelerin deforme olması veya ıslanması durumunda maskenin değiştirilmesi gerekiyor.

Bir de aileler çocuklarına çizgi Film karakterlerinin olduğu ya da farklı desenlerin olduğu maskeler alıyor. Bunların çoğu ya bez ya da cerrahi maske tarzında maskeler oluyor. Ama çocuklar maskeleri değiştirip takabiliyorlar. Maske üzerindeki karakteri ya da deseni görüyor, takıp kendi yüzünde görmek istiyor. Bu tarz değişimlerin olduğuna dair duyumlar alıyoruz. Bu nedenle aileler çocuklarına bu tarz maskeler almamalı ve asla maskeler değiştirilmemeli. Çocuklara bu durum anlatılmalı.

 Sınıflarda öğrencilerin en az 2 metre arayla oturtulması ve sınıfların etkin bir şekilde havalandırılması da çok önemli. Havaların soğuk olduğu dönemlerde ders esnasında en azından bir pencerenin açık tutulması, ders aralarında ise tüm pencerelerin açılarak sınıfın iyi bir şekilde havalandırılması gerekiyor.

Okul binasında havalandırma sistemi varsa özellikle eğitimin sürdüğü saatlerde açık tutulmalı ve havalandırma sisteminin etkin çalıştığından emin olunmalı. Aşı olma yaşı uygun olan öğrencilerin de mutlaka tam doz aşılarını olması gerekiyor. Hastalık belirtileri olan öğrencilere vakit kaybetmeden test yapılmalı ve test sonucu negatif çıkana kadar okula gönderilmemeli.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir